Makaleler » Uykusuzluk » Dünya Saati Nedir? Zamanın Sağlığımız Üzerindeki Etkileri

Dünya Saati Nedir? Zamanın Sağlığımız Üzerindeki Etkileri

Zamanın anlamı ve zamanın ölçülmesi günümüzde felsefeciler, matematikçiler ve fizikçiler tarafından farklı açılardan ele alınan çok yönlü bir kavramdır. Eski insanlarda en az bizim kadar zamanın ne olduğu ve nasıl ölçüleceği üzerinde kafa yormuştur.  

Eski insanların zihninde zaman kavramı Güneş’in varlığı ve yokluğu ile ilişkilendirilmiştir. Bunu zamanın ölçülmeye çalışılmasında hep Güneş'in gölgesinin kullanılmasından anlayabiliriz.

Zamanı takip etmek isteyen eski insanlar Dünya’nın kendi etrafındaki dönüşünü tamamlaması için gerekli süreyi, Güneş'in gökyüzündeki iki belirişi arasındaki zaman yani “bir gün” olarak tanımlamıştır. Böylece gece ve gündüzden oluşan bu döngü isimlendirilmiş olur, gündüzden sonra gece, geceden sonra da gündüz gelerek bitmeyen bir döngü durmaksızın tekrarlanır.

Saatin ilk izine MÖ 4000'lerde Antik Mısır'da ratlanmıştır. Mısırlılar güneşin belli bir düzende doğup battığını keşfederek, güneş saatini icat etmişlerdir. Güneş saati düz bir yüzey üzerindeki bir çubuğun gölgesinin uzunluğu ve yönünün gün içindeki değişimine göre zamanın ölçülmesini esas alıyordu. Güneş saatlerinin tek kusuru güneş battıktan sonra kullanılamamasıydı. Bu sebeple Mısırlılar günün karanlık bölümünü gökyüzündeki yıldızların hareketi ile ölçümlemeye çalışmışlardır. Mısırlılar bir günü 12 saat gündüz ve 12 saat gece olacak şekilde ikiye ayırmışlardır, bu sebeple Mısırlıların bir günü 24 saatlik zaman dilimlerine ayıran ilk medeniyet olduğu düşünülmektedir.

Peki neden duvardaki saatimiz 12’eş dilime bölünmüştür?

Günümüzden yaklaşık 5000 yıl önce ilk kent devletlerini kuran, yasalar düzenleyen, ilk mit ve destan örneklerine rastladığımız Sümerler ilk abaküsü ve sayılarıda icat eden uygarlıktır.

Sümerler ve onları takiben Babillerde bizdeki gibi 10’luk sayı tabanı yoktu. Onlar 60’lık sayı tabanı kullanıyordu. Güneş ve Ay'ın hareketi için ilk nicel ve doğru modelleri ortaya koyan Yunanlı astronom ve matematikçi Hipparkos’un  bu 60'lık sayı sisteminden faydalanarak, bir daireyi 360 derece olarak tanımlayıp, daireyi 12 parçaya böldüğü, bir saati 60 dakikaya, onu da 60 saniyeye bölerek günümüzdeki saat sistemini ortaya koyduğu bilinmektedir.

Sonuç olarak Sümerliler ile başlayan zamanın belirlenmesi yolculuğu Yunanlı matematikçi ve geometriciler ile nihayete ererek, Güneş ve yıldızların gözlemlenmesi ile bir gün 24 saat, 60 dakika ve 60 saniye olarak dilimlere bölünmüş oldu.

Görüldüğü üzere dünyanın kendi ekseni etrafında dönerken aynı zamanda güneş sistemi etrafında da dönmesi ile oluşan 24 saatlik gece-gündüz döngüsü ile belirlenmiş olan “dünya saati”nin hikayesi 5000 yıl önceye uzanıyor.

“Biyolojik Saat”in evrimi ise insanoğlunun saati icat etmesinden milyonlarca yıl önceye gidiyor ve organizmanın gece-gündüz döngüsünden kaynaklı "zamanı" ölçmesine yarıyor.  Bizim kontrolümüz dışında çalışan vücudumuzun biyolojik saati zaman içerisinde çevresel şartlara göre evrimleşmiş olup, tüm vücutsal işlevlerimiz bu ritme uygun yürümektedir. Biyolojik iç saatimiz bizi dünyanın dönüşüne bağlı çevresel saat yani “Dünya Saati” ile senkronize eder. Beynimizdeki ana saat uyku ve uyanıklık döngüsünü "Sirkadiyen Ritime" uygun olarak epifiz bezinden salgıladığı melatonin uyku hormonu ile sağlar.

Sirkadiyen ritimin çeşitli sebepler ile bozulması durumunda melatonin içeren takviye edici gıdalar ile normal uyku-uyanıklık döngüsünün sağlanması mümkün olur. Ancak melatonin içeren takviye edici gıdalar aydınlıkta değil karanlıkta yatmadan yaklaşık bir saat önce alınmalıdır. 

Uyku uyanıklık döngünüzde değişiklik olması durumunda, doğal uyku hormonu melatonin içeren takviye edici gıdaları yatmadan bir saat önce kullanarak güzel bir uykuya dalabilirsiniz.

Yorumlar

Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.

Alışveriş Sepetim

X
WhatsApp destek ekibimiz sorularınızı cevaplıyor.
Merhaba, nasıl yardımcı olabilirim?
WhatsApp Destek Hattı